<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Müzik Dinle Yorum Köşesi &#187; Müzik Yorum</title>
	<atom:link href="http://www.muzikdinle1.net/yorum/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2009 20:16:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İzel’in Rafet El Roman imzalı yeni klibi: &#8220;Gurur&#8221;</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/izel%e2%80%99in-rafet-el-roman-imzali-yeni-klibi-gurur.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/izel%e2%80%99in-rafet-el-roman-imzali-yeni-klibi-gurur.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 20:16:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[2009 albüm]]></category>
		<category><![CDATA[albüm]]></category>
		<category><![CDATA[izel]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dinle]]></category>
		<category><![CDATA[rafet el roman]]></category>
		<category><![CDATA[yeni albüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[İzel, yaz başında çıkardığı &#8220;Işıklı Yol&#8221; adlı albümünün ikinci klibini &#8220;Gurur&#8221; adlı romantik şarkıya çekti. Yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını şarkıcı Rafet El Roman’ın üstlendiği klipte, ünlü şarkıcı 13 yıl önce çektiği ilk klibi &#8220;Yakışıklım&#8221;da rol alan Tolga Üstünel ile yeniden kamera karşısına geçti…
Bu çalışmanın kendisi için çok anlamlı olduğunu söyleyen İzel şöyle konuştu: &#8220;Klibi Rafet’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzel, yaz başında çıkardığı &#8220;Işıklı Yol&#8221; adlı albümünün ikinci klibini &#8220;Gurur&#8221; adlı romantik şarkıya çekti. Yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını şarkıcı Rafet El Roman’ın üstlendiği klipte, ünlü şarkıcı 13 yıl önce çektiği ilk klibi &#8220;Yakışıklım&#8221;da rol alan Tolga Üstünel ile yeniden kamera karşısına geçti…</p>
<p>Bu çalışmanın kendisi için çok anlamlı olduğunu söyleyen<span id="more-32"></span> İzel şöyle konuştu: &#8220;Klibi Rafet’in yönetmesi ve Tolga ile yeniden kamera karşısına geçmemiz büyük anlam taşıyor. Tolga’nın uğuruna inanıyorum. Çok güzel bir klip oldu. Umarım izleyenler de beğenir!&#8221;</p>
<p>Kıbrıs’ta gerçekleşen çekimler sırasında ayağını örümcek sokan ve bir gün dinlendikten sonra çekimlere devam eden İzel sözlerine şöyle devam etti: &#8220;Böyle güzel bir çalışmayı örümcek bile etkileyemezdi! O yüzden iğne oldum ve şişim inince tekrar kamera karşısına geçtim. Sırada üçüncü klip var. Ama şarkıyı sevenlerimiz belirleyecek.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/izel%e2%80%99in-rafet-el-roman-imzali-yeni-klibi-gurur.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sertab: &#8220;Ben bir müzik arsızıyım&#8221;</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sertab-erener-ben-bir-muzik-arsiziyim.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sertab-erener-ben-bir-muzik-arsiziyim.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 20:03:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dinle]]></category>
		<category><![CDATA[sertab erener]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Sertab Erener, müzikteki 15. yılını 11 Eylül’de vereceği &#8220;Otobiyografi&#8221; konseriyle kutlayacak. Erener, yakında çıkacak olan &#8220;Painted On Water&#8221; isimli türkü albümüyle Grammy’ye aday olmak için başvurusunu yaptı…
Her yıl yaptığı albümlerle dikkatleri üzerine çeken popçu Sertab Erener, 11 Eylül’de Kuruçeşme Arena’da müzik kariyerindeki 15. yılını geride bırakacak. Operadan popa birçok müzik türünü kapsayan ses yeteneği ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sertab Erener, müzikteki 15. yılını 11 Eylül’de vereceği &#8220;Otobiyografi&#8221; konseriyle kutlayacak. Erener, yakında çıkacak olan &#8220;Painted On Water&#8221; isimli türkü albümüyle Grammy’ye aday olmak için başvurusunu yaptı…</p>
<p>Her yıl yaptığı albümlerle dikkatleri üzerine çeken popçu Sertab Erener, 11 Eylül’de Kuruçeşme Arena’da müzik kariyerindeki 15. yılını geride bırakacak. Operadan popa birçok <strong>müzik</strong> türünü kapsayan<span id="more-30"></span> ses yeteneği ile tanınan Erener, hayranlarının karşısına çok özel bir repertuvar ile çıkacak. Demir Demirkan’la bir türkü albümü de hazırlayan Erener, &#8220;Alacağım&#8221; dediği Grammy ödülü için de başvuruyu yaptı.</p>
<p>ERENER’İN 15 YILI NASIL GEÇTİ?</p>
<p>Tek kelimeyle söylemek gerekirse: ‘Harika’! Ben ‘şanslı’ demek istemiyorum ama yaşadığım her şeyin sahibinin kendim olduğuna inanıyorum. Ne istediysem yaşadım. Pişmanlıklarım yok. Çünkü hepsinden bir şey öğrendim…</p>
<p>15. YIL KONSER KONSEPTİ NE?</p>
<p>Aslında 25-26 şarkılık bir repertuvar var. Ama bu parçaları olabildiğince elemeye çalıştık. Konsere konuk olacak sanatçıları şöyle düşünebilirsiniz; benle tanıştığınızdan beri bana emek vermiş insanları sahneye &#8220;<strong>şarkı</strong> söyleyelim&#8221; diye çağıracağım.</p>
<p>ONA EN ÇOK NE SORULUYOR?</p>
<p>Bana en çok sorulan soru: ‘Ne zaman evleneceksiniz?’ Ben de ‘Biz böyle mutluyuz’ diyorum. Bir de ‘Ne zaman çocuğunuz olacak?’ diye soruluyor. Kardeşim sana ne yaaa?</p>
<p>NEDEN BODRUM’DA YAŞIYOR?</p>
<p>Aslında biz Bodrum’a yerleşmek için gitmedik. Demir’le (Demirkan) &#8220;Painted On Water&#8221; isimli bir albüm çalışmamız var. Bu bir projenin başlangıcının ilk adımı. Bu albümün özelliği, bizim türkülerimizin dünyaya sunulması. Bizim türkülerimiz olağanüstü melodiler içeriyor. 2 aydır, binden fazla türkü dinledik. Kafamızı dinleyelim diye de Bodrum’a gittik. Öyle Türkbükü’nde değil, dağ başında yaşıyoruz.</p>
<p>GRAMMY İÇİN NE DİYOR?</p>
<p>&#8220;Grammy adaylığı&#8221; lafı çok iddialı bir söz ama iddiadan hiçbir sakınca gelmez. Bu albümün ona değer bir albüm olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız bu albümün dünyaya sunulacak yeni bir keşif olduğunu hissediyorum. Bu kafada çok fazla üretilmiş proje yok! Grammy alınca, müziği bırakacağım gibi bir şey söz konusu değil. Bu benim için bir adım. Kendi bireysel yolculuğumda kendi olmazlarımı tamamen unufak etme hali… Bu iddialar birilerine değil, kendime bir şeyler gösterme halim.</p>
<p>RESMEN ADAY OLDU MU?</p>
<p>Başvuru için Grammy’ye üye olunması gerekiyormuş. Önce internet sitesindeki formları doldurduk. Bu; dünya üzerinde 7 bin kişinin oyladığı, 7 bin insana Grammy’ye aday olan albümlerin yollandığı ve herkesin dinleyerek eleyip puanladığı yapıda bir şey. Albümün konserlerini verip, promosyonunu yapabilirsek Grammy alabilir.</p>
<p>SERTAB NEREYE KOŞUYOR?</p>
<p>Ben bir dönem yapabileceğim birçok şey olduğunu keşfettim. Bu düşünce beni özgürleştirdi. Çünkü tekrardan sıkılan biriyim. Yeni olan her şeyde hayat var ve ben oradan besleniyorum. Sesimi bir enstrüman gibi kullanıyorum. Bu konuda illa sözlü bir dünyada sıkışıp kalmanın da bir alemi yok. Jose Carreras’la bir düet yapmaya kalktığımda gidiyorum, daha önce yaptıklarımı gözden geçiriyorum. ‘Tamam star olduk’ deyip, oturmak benim karakterime uymuyor. Risk almayı yeni adımlar atmayı seviyorum. Bana hiçbir şey yetmiyor. Ben bir <strong>müzik</strong> arsızıyım diyelim.</p>
<p>Alanis Morisset’e benzemiyorum…</p>
<p>&#8220;Ekşi Sözlük&#8221;te beni Alanis Morisset’e benzetiyorlarmış. Ama i-Pod’um’da bir şarkısı bile yok. Kendisinin ‘Jagged Little Pill’ isimli albümü 30 milyondan fazla sattı, orada ezberlediğim şarkılar da var ama böyle bir benzerlik söz konusu olamaz. &#8220;Ekşi Sözlük&#8221; de değerlendirmek isteyeceğim bir yer değil!</p>
<p>Ben Türkçe müzik dinlemiyorum. Dinlediğim müzikler daha çok sözsüz müzikler… Norah Jones, Cindy Luper, Joss Stone olağanüstü sesler… Bir de Demir’den (Demirkan) dolayı 10 yıldır tanıdığım rock grupları var, onları da dinlemeyi tercih ediyorum.</p>
<p>Demir’le projeyi konuştuk, yeni bir ekip kurduk</p>
<p>Ben bu konseri niye yaptığımın öyküsünü ve bu 15 yıllık süreci Demir’le konuştum. Bana o rejiyi ve öyküyü oluşturmakta çok yardımcı oldu. Şimdi çalıştığım başka insanlar var. Çünkü kocaman bir ekip kurmak zorundayız. O konserden sonra bu projenin DVD’si çıkacak. Türkiye’de bugüne kadar çıkmış dünya kalitesinde bir DVD yapma projesindeyim. O tip kayıtları yapabilecek ekipman olmasa da onları yurtdışından getirtiyoruz. Mesela yönetmenimiz Los Angeles’tan, senfoni orkestramız Bulgaristan’dan geliyor. Son derece enternasyonel bir ekip kurduk. Biraz tiyatro gibi düşünün; sözü, replikleri olmayan müzikal bir öykü gibi bir şey</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sertab-erener-ben-bir-muzik-arsiziyim.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şarkıların Evreni</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sarkilarin-evreni.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sarkilarin-evreni.html/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 10:56:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pop müzik]]></category>
		<category><![CDATA[rap müzik]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[,
1998 yılı Türk yılı oldu, türkü söylendi, türkü konuşuldu. Söylendi ve konuşuldu da ne oldu? Zeki Coşkun’un da yazdığı gibi, bu durumlarda olan yinelendi, bir dizi fırsatçı asıl kaynakları ve nitelikli çabaları gölgelemek üzere furyadan yararlanmaya koştu. Buradan başka bir konuya geçelim. Peki 1998 yılı neden aynı zamanda şarkı yılı olmadı? Bu, ikizlerden birini üstünkörü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>,<br />
1998 yılı Türk yılı oldu, türkü söylendi, türkü konuşuldu. Söylendi ve konuşuldu da ne oldu? Zeki Coşkun’un da yazdığı gibi, bu durumlarda olan yinelendi, bir dizi fırsatçı asıl kaynakları ve nitelikli çabaları gölgelemek üzere furyadan yararlanmaya koştu. Buradan başka bir konuya geçelim. Peki 1998 yılı neden aynı zamanda <strong>şarkı</strong> yılı olmadı? Bu, ikizlerden birini üstünkörü hatırlayıp<span id="more-26"></span>, ötekini tamamen unutmaya benzedi. Huyumuzdur, şarkı ve türküyü hem söyler, hem küçümseriz. Çünkü onlar elimizin altındadır. Dahası, nedense <strong>müzik</strong> tarzlarının cemaatleri ayrıdır. Türkü sevenler ayrı, <a href="http://www.muzikdinle1.net"><strong>pop müzik</strong></a> sevenler, rock sevenler, arabesk sevenler, <a href="http://www.muzikdinle1.net"><strong>rap müzik</strong></a> sevenler ayrı yerlerde dururlar. Çok sesli <strong>müzik</strong> yanlıları ise türküye biraz yukarıdan bakar, pop müziğe büsbütün burun kıvırırlar. Bu saydığım müzik tarzları arasındaki ilişkiler daha da kanlı bıçaklı aslında.<br />
Oysa müzik tarzları birbirlerinden etkilenirler, alışveriş içerisindedirler bir bakıma. Halk müziğinin de Klasik müzik ile etkilendiğini söyleyebiliriz. Hatta bu etkileşim zaman zaman Mustafa Keser gibi facialara bile neden olabiliyor. Neresinden bakarsanız bakın, Klasik Türk Müziği, kuşatıcı özelikleri ve birikimleriyle göz ardı edilemeyecek bir ufku içinde barındırıyor. Türkülere yeni bir açılım kazandırabilecek açılımı da çok.<br />
<strong>Müzik</strong> ve Din konusunu ele alırsak, Saadettin Arel’in, “Türk Musikisi Kimindir” isimli kitabında da dediği gibi, “Bir millete din bakımından müziğin haram addedilmesine ve müzisyenlerin de şahitlikleri kabul edilmemek derecesinde, adeta medeni haklardan sakıt görülmemelerine rağmen yine bir tek devirden, ismi ve eseri unutulanların gayri, bu kadar çok bestekârların hatırası kalmış bulunursa, o millete müzik terbiyesinin yokluğundan değil, <strong>müzik</strong> abtilasının çokluğunda şikâyet edilmelidir.” </p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net">müzik dinle</a> <a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum">yorum köşesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/sarkilarin-evreni.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günümüzün Müzik Anlayışı</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/gunumuzun-muzik-anlayisi.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/gunumuzun-muzik-anlayisi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 20:01:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik yorum]]></category>
		<category><![CDATA[pop grubu]]></category>
		<category><![CDATA[rock grubu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadığımız dönemde yapılan müziklerin çoğu geçmişin bir kopyası gibi geliyor çoğumuza. Yaratıcı, mevcut kısır döngüyü aşma gayretindeki gruplar takdirle karşılanıyor. Sayılarının artması hevesle bekleniyor. İnternet, en ücra köşelerdeki yetenekleri bile kolayca keşfetme imkânı tanımaya başladığından beri bu heves iyice arttı. Tabii bu noktada bir başka farklı sonuçtan da bahsedilebilir. İnternet o kadar fazla seçenek sunuyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşadığımız dönemde yapılan müziklerin çoğu geçmişin bir kopyası gibi geliyor çoğumuza. Yaratıcı, mevcut kısır döngüyü aşma gayretindeki gruplar takdirle karşılanıyor. Sayılarının artması hevesle bekleniyor. İnternet, en ücra köşelerdeki yetenekleri bile kolayca keşfetme imkânı tanımaya başladığından beri bu heves iyice arttı. Tabii bu noktada bir başka <span id="more-21"></span>farklı sonuçtan da bahsedilebilir. İnternet o kadar fazla seçenek sunuyor ki, bu işle profesyonel olarak ilgilenenlerle amatörce uğraşanları karşı karşıya getiriyor. Birbirleriyle yarıştırıyor. Zaman zaman çok mütevazı, amatör bir topluluğun, bu işi profesyonelce yapmakta olan akranlarından daha iyi olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz Sonuç olarak mevcut ortamda yeni çıkan bir topluluğa övgüler düzerken de iki kere düşünmek gerekiyor. Muhtemeldir ki bu ortam çok büyük gruplar, çok büyük starlar çıkmasına da engel oluyor. Zira yeteneklerin kısıtlı sayıda ön plana çıkabildiği zamanlarda bu çok doğal bir süreçti. Daha iyi olanlar kısa sürede “dünyanın en iyi <strong>rock grubu</strong>” “dünyanın en iyi <strong>pop grubu</strong>” şeklinde empoze edilebiliyordu. Ancak bu süreç geride kalmış gibi görünüyor. Seçeneklerin artmasıyla beraber, ciddi bir sayısal yığın ve bu yığının oluşturduğu bir kirlilikten de söz edilebilir.<br />
The Mars Volta da mevcut kalabalıkta, günümüze rahatlıkla ulaşan efsaneler arasında yer edinmek için üstün çaba gösterenler arasında. Birazdan bahsedeceğim yeni albümlerine gelene kadar,, anlaşılması zor ve kolay tüketilemeyen yapıtlara imza atan topluluk, yeni yapıtında bunu bir adım öteye götürmüş gibi görünüyor.<br />
<strong>Müzik</strong> dünyasında, çoğu birbirinin kopyasıymış izlenimi veren yapımların arasında farklı bir noktada duran grup, kendilerini daha önce dinlememiş veya dinleyip de sıkılmış olan müzik severleri bile kucaklamayı başarabilen bir albüm yapmışlar. Birçok konuda olduğu gibi, <strong>müzikte</strong> de seçkin bir yapı ortaya koymanın en zor taraflarından biri halka yakın olamamaktır. Bu yapıtta nihayet tepeden bakmayı bırakıp, tabana inmişler. Halkın arasına karışmışlar. Bu grup bu açıdan baktığımızda daha içten bir grup izlenimi bıraktı bende. Etkileyici olmalarının yanında, enerjileriyle de dikkat çeken albüm 2009’un en başarılı şarkılarından oluşan bir yapıt. Dinlemenizi tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/gunumuzun-muzik-anlayisi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Müzik Hayatı</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-muzik-hayati.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-muzik-hayati.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:58:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[arabesk]]></category>
		<category><![CDATA[batı müziği]]></category>
		<category><![CDATA[halk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[klip]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pop müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sanat müziği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Rober Hatemo’ya bir klip çekilmiş; klipte bir heykeltıraşı oynuyor. Hani biraz zorlamayla deneysel denebilir. Prodüksiyondaki kimse müziğin çıkardığı sesleri dinlemiyor olsa bile sanatçının tek bir bakışının ona bir heykeltıraşı oynamaktan vazgeçirmesi gerekirdi. Ama klip, müzik, magazin piyasaları o kadar pervasızlaştı ki, bu piyasadan, gece kafasına ilginç bir fikir gelen herkes ertesi gün bu fikri uygulamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rober Hatemo’ya bir klip çekilmiş; klipte bir heykeltıraşı oynuyor. Hani biraz zorlamayla deneysel denebilir. Prodüksiyondaki kimse müziğin çıkardığı sesleri dinlemiyor olsa bile sanatçının tek bir bakışının ona bir heykeltıraşı oynamaktan vazgeçirmesi gerekirdi. Ama <strong>klip</strong>, <strong>müzik</strong>, magazin piyasaları o kadar pervasızlaştı ki<span id="more-19"></span>, bu piyasadan, gece kafasına ilginç bir fikir gelen herkes ertesi gün bu fikri uygulamaya sokuyor.</p>
<p>Türkiye’de adı tam olarak konabilmiş son müzik türü kantolardı. Ondan bu yana, hangi müziğin hangi isimle çağrılacağını net olarak belirlemek zorlaştı. <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net">Pop müzik</a></strong>, <strong>arabesk</strong> ya da <strong>sanat müziği</strong> herkes için bambaşka şeyler anlatabiliyor. Bırakın bunları, klasik <strong>Batı müziği</strong> mi desek, yoksa Batı klasik müziği mi, bunu bile tartışanlar var. Kaldı ki, müzik bile kelime olarak tartışmalı.</p>
<p><strong>Popüler müzik</strong>, 18. Yüzyılın sonlarından beri herkes için ve kolay anlaşılır müzikleri anlatır. İlk ayırım da burada ortaya çıkar. Çünkü halk müziklerinin böyle bir zorunluluğu yoktur. Halk müziğine varoluşu gereği sadece kendi bölgesi için anlaşılır olmak yeterlidir.</p>
<p>Aslında Arap stili süsleme anlamına gelen arabesk, Batı müziğinde melodi figürleri Arap müziğine benzeyen stillere denir. Bir <strong>müzik</strong> türü olarak arabesk için Orhan Gencebay sanatçımızın dediği gibi, “Dünya müziği kurallarına bağımlı, ama <strong>Türk halk müziği</strong> ve sanat müziği kurallarına bağımlı olmadan özgürce dolaşmaktır” . Bu koşullar altında arabesk popülerdir, ancak onun için <strong>pop müziktir</strong>.Pop, türkü, sanat müziği ya da arabesk dediğimiz şeylerin orijinallikleri azaldıkça aralarındaki fark da inceldi.</p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net">müzik dinle</a> <a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum">yorum köşesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-muzik-hayati.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Batı Müziğinin 75 Yıllık Seyri</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-bati-muzigi.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-bati-muzigi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[batı müziği]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pop müziği]]></category>
		<category><![CDATA[türk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[türk müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Önce kanto, sonra operetler, daha sonra da tango, Türkiye’ye giren ilk popüler Batı müzikleridir.192’li yıllarda caz girer Türkiye’ye. Ermeni asıllı Leon Avigdor, Avrupa’da duyduğu bu müziğe hayran olur ve Türkiye’de de icra etmeye başlar. Daha sonra birbiri ardına caz toplulukları kurulur ve özellikle İstanbul’da, gece klüplerinde icralar başlar, caz hızla yayılır.
1950’ler, Türkiye’de cazın dışındaki Batı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce kanto, sonra operetler, daha sonra da tango, Türkiye’ye giren ilk popüler <strong>Batı müzikleridir</strong>.192’li yıllarda caz girer Türkiye’ye. Ermeni asıllı Leon Avigdor, Avrupa’da duyduğu bu müziğe hayran olur ve Türkiye’de de icra etmeye başlar. Daha sonra birbiri ardına caz toplulukları kurulur ve özellikle İstanbul’da, gece klüplerinde icralar başlar, caz hızla yayılır.<br />
1950’ler, Türkiye’de cazın dışındaki <span id="more-17"></span><strong>Batı müziği</strong> türlerinin tanındığı ve yerleştiği yıllardır. Bu gelişim yıllarında ilk popüler yıldız ortaya çıkar. Beyaz smokin ceketi, papyonu ve hiç değişmeyen arkaya doğru taranmış saçları ile sahneye çıktığında yeri göğü inleten bu yıldız Celal İnce’dir. Tango yorumlarıyla atıldığı <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_blank">müzik</a></strong> hayatına, kendi besteleriyle, şarkılarıyla devam etmiş müziğe ve sadece sahnelerin değil, plakların da aranan yıldızı olmuştur.<br />
Bu dönemlerde karşımıza çıkan bir taş plak, Türkiye’de popüler <strong>Batı müziği</strong> açısından bir miladı işaret eder. Erol Büyükburç, kendi bestesi olan Little Lucy’yi Kadri Ünalan’ın da içinde bulunduğu grubuyla yorumlar ve plak olarak yayınlar. 1961 tarihli bu plak büyük ilgi görür ve o güne dek sadece yabancı sanatçı ve müzik topluluklarının ulaşabildiği bir satış başarısı yakalar. Bu, Türkiye’de popüler <strong>Batı müziğinin</strong> ilk büyük başarısıdır.<br />
Popüler Batı müziğinin ilk önemli gruplarından Kuyrukluyıldızlar, elemanlarının okulu bitirmesiyle dağılır. Kenter Dogo, Şanar Yırdapan ve Doruk Onatkut’un ça-ça ritminde düzenlediği Kara Tren türküsüyle büyük sükse yapar. Kara Tren, Türkiye’de Batı müzik tarzında yapılmış ilk türkü düzenlemesidir.<br />
1958’de öğrenciyken müziğe başlayan Barış Manço, Galatasaray Lisesi’nde kurduğu Kafadarlar ve Harmoniler ile dikkat çeker. 62-65 arası, Anadolu-pop’un önemli isimlerinin müziğe başladığı ya da tanındığı dönemdir.<br />
1968 yıllarında Cem Karaca birbiri ardına yaptığı 45’liklerle Ulusal <strong>Türk Müziği</strong> akımının öncüsü olarak tanımlanır. Cem Karaca ve grubu Apaşlar sürekli ürettikleri şarkılar ile göz doldururlar ve konserleriyle herkese ulaşarak kendine özgü müzik kavramını yerleştirmede öncülük etmiştir. Cem Karaca’nın en önemli özelliği, rock’ı türkülerle buluşturan ilk sanatçılardan birisi olmasıdır.<br />
Nükhet Duru ile birlikte dönemin iki büyük yorumcusu sayılan Sezen Aksu ve Nilüfer aynı yıllarda zirveye yerleşirler. Nilüfer ilk plağını 1972’de yapar. Dünya Dönüyor ile ilk altın plağını aldığında yıl 1973’tü. Ardından 45’lik plaklar birbiri ardına gelir<br />
<strong>Pop müziğin</strong> gerçekten popüler olduğu yıllardır. Ancak siyasi hareketlerin tırmanışı, dengelerin değişmesi ve toplumsal muhalefetin güçlenmesi pop müziği de etkiler. Yıllardır Anadolu kokulu müzik yapan Cem Karaca, Edip Akbayram gibi sanatçıların başını çektiği bir ekip, giderek sloganlaşan şarkılar üretmeye başlar. Politik müziğin yükselişe geçmesi yeni yorumcuları ortaya çıakrtırken pop müziğin ünlü sesleri toplumsal mesajlar içeren şarkılar üretmeye başlarlar.</p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net">müzik dinle</a> <a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum">yorum köşesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turkiye%e2%80%99de-bati-muzigi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Müziğinde Çağdaşlaşma</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turk-muziginde-cagdaslasma.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turk-muziginde-cagdaslasma.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:47:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş müzik]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[salt müzik]]></category>
		<category><![CDATA[türk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[türk müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Çağdaşlaşma, çağdaş düşünce ve davranış yöntemlerinin benimsenmesi ve uygulanması demek olmalı. Bu tanımlamadan yola çıkarsak, müzik alanında bu ne sadece çokseslilik demektir, ne orkestra kullanmaktır, ne de yabancı müzik yapmaktır. Çağdaşlaşma salt müzik sanatına yaklaşmada değil, sanat sorununa, giderek insan sorununa, başka bir deyişle insanın dününe ve yarınına, insanı bugüne getiren bütün sorunlara bakmadaki anlayışın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaşlaşma, çağdaş düşünce ve davranış yöntemlerinin benimsenmesi ve uygulanması demek olmalı. Bu tanımlamadan yola çıkarsak, <strong>müzik</strong> alanında bu ne sadece çokseslilik demektir, ne orkestra kullanmaktır, ne de <a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_blank">yabancı müzik </a>yapmaktır. Çağdaşlaşma <strong>salt müzik </strong>sanatına yaklaşmada değil, sanat sorununa, giderek insan sorununa, başka bir deyişle insanın<span id="more-15"></span> dününe ve yarınına, insanı bugüne getiren bütün sorunlara bakmadaki anlayışın çağdaşlaşması demektir.<br />
<strong>Türk müziğinde</strong> çağdaşlaşma konusu ele alınacaksa eğer, yukarıdaki tanımlamaya göre vardığımız düzeyin değil, aldığımız yönün ne olduğunu saptamalıyız. Yön araştırması yaparken nitelik ön planda olacaktır. Kendi geleneksel sanatından yararlanmayan sanatçı yoktur. Dolaylı ya da dolaysız beşikten başlar bu yararlanma. Atalarımızın kendilerine ve sanatlarına bir tür bakış açıları vardır ki gerçek nedenleri üzerinde düşünmek gerek. Bu bakış açısı Doğu sanatının ve düşüncesinin hem yüceliği hem sonu olmuştur. Eski sanatçılarımız ne yapıtlarıyla, ne ünleriyle, ne müzikleriyle, ne albümleriyle gelecek kuşakları ezmek istemedikleri için ürünlerini kalıcı bir şekilde saptamayı bile akıllarından geçirmediler. Özellikle <strong>müzik</strong> duymaya dayanan sanat en uygundu bu davranışa. Bu davranış, her adımıyla yarını etkilemek isteyen Rönesans’tan sonraki Batı sanatçısının tam tersidir. Ne var ki Batı sanatçısı sadece müzikleriyle değil, düşüncesiyle de yüzyılları zorlayınca sanatın önünde kopmadan uzayan yol binlerce bölündü.<br />
Artık Doğu sanatı yapmıyoruz, bugünün genişlemiş ve değişken dünyasında eskisi gibi davranmamıza olanak yok artık. Türk sanatçısı saklanabilen değerler üretmek zorunda. Bu üretimin birinci silahı “sözcük”tür. Kağıda geçirilen, radyodan, televizyondan haykırılan, kürsülerde, seminerlerde üretilen, kitaplıklarda biriken sözcük. Geleneksel sanatımız, müziğimiz, şarkılarımız, günlük yaşantımıza girmiyorsa, hiç değilse sözcük olarak ussal yaklaşımımızla, dünkü değil bugünkü çabalarımızla girmeli. Bir başka deyişle <strong>çağdaş müzik</strong> anlayışımıza klasik sayabileceğimiz değerlendirmeler katılabilmeli.<br />
Çağdaş Türk müzik okulunun doğuşunu sağlamış olan sözler, başka her türlü yorumu gereksiz kılan sözler. Daha sonra Türk müziği başka bir çağdaşlık yoluna daha giriyor. Ankara Devlet Konservatuarı açılıyor. Müzik sanatı yandaş sanatlarla, sahne sanatlarıyla, operayla beslenmedikçe <strong>çağdaş müzik</strong> yolunda tam olgunluğa erişemezdi.<br />
1955’lere gelindiğine bir üçüncü kuşak besteci ilk adımını atıyor sahneye. Yeniden “yurt renkleri” ne yönelim vardır ya da Türk ritminin özüne varmak isteyen bir soyutlama, senfoniler, operalar, melodiler, şarkıların kullanıldığı müzikler çağdaş Türk müziğini dünya arenasına atıvermiştir. Türk toplumu bütünüyle bu müziğe yaklaşamıyor denilse de bu, bestecilerin elinde olan bir şey değil ki. Belki altyapı oluşmadan üstyapının oluşmuş olmasıdır sorun. Bu ise bir çok konuda Türk toplumunun yazgısı olmuştur. Kuşaklar arasında, sessiz, polemiksiz, anlayışlı bir müzik eleştirisi, daha açık ve güvenilir bir diyaloga dönüşecektir <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">müzik</a></strong> kültürümüz.<br />
Gene de bir sürü yapıtlar, oda müziği yapıtları, konçertolar, senfoniler, piyano parçaları çıktı ortaya. Bütün bunlarda Türk halk müziği motifleri, ritimleri, ağır bölümlerde genellikle geleneksel müziğimizin uzun çizgileri, son bölümlerde Karadeniz kemençesinin dörtlü armoniler içerisinde kıvrak ezgileri yaşar. Bazıları Türk müziği makamlarının daha köklü armonileşmesi için araştırmalar yaptılar. Evrensel bir dil doğmuş ve özgün bir anlatım etkisi yapmaktaydı müzikte. Bundan da önemlisi <strong>Türk müzik</strong> tarihinde gel git içinde olan , kuşaklara görüş, anlayış ve anlatım özgürlüğü tanıyan bir <strong>müzik</strong> anlayışı, sanat akımları doğmuştu.</p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum">müzik dinle yorum köşesi</a></p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net">Müzik dinle</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/turk-muziginde-cagdaslasma.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pop müzik neden bütün konularını aşk üzerine seçer?</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/pop-muzik-ve-ask.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/pop-muzik-ve-ask.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:34:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[mp3]]></category>
		<category><![CDATA[müzik bestele]]></category>
		<category><![CDATA[pop]]></category>
		<category><![CDATA[pop müzik]]></category>
		<category><![CDATA[pop şarkıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[rap müzik]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı]]></category>
		<category><![CDATA[şarkı dinle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat ettim de, pop şarkılarına baktığımızda şarkıların %90 ı aşk üzerine. Yok sensin yapamazmış, yok ayrılmayalım, vıcık vıcık aşk cümleleriyle artık beni baydı. Hayat aştan mı ibaret Allah aşkına bunun cevabını versinler? Herkesin hayatta sorumlulukları var, bunları unutup kendilerini aşk havuzuna atan insanlara baktıkça içim acıyor. Bu yazıyı okuyan ziyaretçilerimiz bana duygusuz adam, ruhsuz adam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dikkat ettim de, <strong>pop</strong> şarkılarına baktığımızda şarkıların %90 ı aşk üzerine. Yok sensin yapamazmış, yok ayrılmayalım, vıcık vıcık aşk cümleleriyle artık beni baydı. Hayat aştan mı ibaret Allah aşkına bunun cevabını versinler? Herkesin hayatta sorumlulukları var, bunları unutup kendilerini aşk havuzuna atan insanlara baktıkça içim acıyor. Bu yazıyı okuyan ziyaretçilerimiz bana duygusuz<span id="more-12"></span> adam, ruhsuz adam diyebilirler ancak ben her şeyin dozunda yaşanması gerektiğine inanırım. Aşk konusuna fazla kaptırdım kendimi asıl konudan uzaklaştım. Asıl konu, pop müziklerinin ana teması neden aşk üzerine. Nerede sosyal sorumluluklar, sokakta kalan çocuklar, kötü yola düşen genç kızlar, her gece aç yatan sokak çocukları, evet nerede bu konuları işleyen müzikler. Bence bu konuları tema alan <strong>müzik</strong> türü olarak Rap Müzik var sadece. Genel olarak baktığımız zaman, bu tür sosyal sorunları ele alan bir müzik türü olduğu için pop müzikten daha çok <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_blank">rap müzik</a></strong> dinliyorum. Çünkü hayatın kendisini anlatıyor ve hayatın sadece Bağdat Caddesindeki lüks mağazalardan ibaret olmadığını, arka sokaklarda yaşayan insanların olduğunu ve bunların yaşam mücadelesini konu alıyorlar. Bu bağlamda <strong>rap müzik</strong> dinlemek hayatımın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda. Ve hatta o kadar ki, kendim söz yazmaya başladım yavaş yavaş. <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">Müzik dinle</a></strong>, söz yaz, <span style="text-decoration: underline;">müzik bestele</span>, bunlar insanın kendini keşfetmesi için mükemmel bir şey. Yaşadıklarını insanlara aktarmak <strong>müzik</strong> dışında en kalıcı şekilde başka nasıl aktarılabilir ki zaten?</p>
<p>Ben şarkıcıların biraz daha toplumun sosyal problemlerini ele alarak şarkı yapmalarını istiyorum. Böylece o problemlere karşı toplum olarak katkıda bulunabiliriz değil mi? Böylece <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">şarkı dinle</a> </strong> çok daha anlamlı olur. Çünkü müzik ruhun gıdasıdır ama aynı konulu <strong>müzik</strong>, <strong>şarkı</strong>, <strong>mp3</strong>, mideye zarar ve gıda zehirlenmesine yol açar. Ne olur artık bu konulara da yer ayırın albümlerinizde, buradan <strong>pop şarkıcılarına</strong> söylüyorum.</p>
<p> Zaten biraz da bu sanatçının yaşam tarzıyla ilgili bir şey olmalı. Nede olsa hayatı kameraların önünde olan, ve halkın gözleri önünde bir yaşam eğer kötü örnek oluyorsa, topluma bir darbe de buradan geliyor. Sanatçı sadece müziğiyle değil, davranışlarıyla da topluma örnek olmalıdır. Birisi uyuşturucu suçundan hapishaneye düşer, diğeri evli karısını kameralar önünde halkın gözü önünde aldatır, ve bunu normal bir davranışmış gibi anlatır. Yazıklar olsun bu insanlara, çocuklara, gençlere çok güzel örnek oluyorlar (!)</p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum">müzik dinle yorum köşesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/pop-muzik-ve-ask.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Michael Jackson</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/michael-jackson.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/michael-jackson.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:25:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[albüm]]></category>
		<category><![CDATA[michael Jackson]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[müzik yorum]]></category>
		<category><![CDATA[profesyonel müzik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Müzik dünyasının tartışmasız en yetenekli isimlerinden biri olan Michael Jackson, aramızdan ayrıldı. Böylelikle tarihte bir dönem de kapanmış oldu. Son yıldızını kaybeden gösteri ve müzik dünyasının oynayacak başka bir kozu kalmadı. Biz Elvis Presley’i sahnede izleyemedik belki ama henüz küçük yaşlarımızda öğrendik onu. Michael Jackson da kuşku yok ki çocuklarımız tarafından bilinecek.
Parlak ışıkların altında, herkesin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Müzik</strong> dünyasının tartışmasız en yetenekli isimlerinden biri olan Michael Jackson, aramızdan ayrıldı. Böylelikle tarihte bir dönem de kapanmış oldu. Son yıldızını kaybeden gösteri ve <strong>müzik</strong> dünyasının oynayacak başka bir kozu kalmadı. Biz Elvis Presley’i sahnede izleyemedik belki ama henüz küçük yaşlarımızda öğrendik onu. Michael Jackson da kuşku yok ki çocuklarımız tarafından bilinecek.</p>
<p>Parlak ışıkların altında, herkesin baktığı ama kimsenin <span id="more-10"></span>gerçekten göremediği bir yaşamdı onunki. Gökyüzünden kayıp akan bir yıldız gibi hayatlardan çıktı gitti. Önce inanamadı kimse duyduğunda. Nasıl olurdu ki, o, Michael Jackson… Ölecek miydi yani? Yavaş yavaş tüm medya kanallarında aynı başlık görülür oldu. En kötü durumlarda genelde verilen bir tepkisizlik hali vardır. Gerçekten ancak saatler geçtikten sonra, “Aman Allah’ım” lafı çıkabildi ağızlardan.</p>
<p>Özellikle çocukluğu ve gençliği 80’lerde geçenler, çok daha rahat anlayabileceklerdir, demek istediğimi. Çocukluk hatıralarının en belirgin kişisiydi Michael Jackson. Muhteşem dansları, her biri sinemasal şölen olan klipleri, inanılmaz sesiyle Michael Jackson bir kahramandı. En güzel düşlerin biricik kişisiydi. Onun gitmesiyle bir dönem de bizim için kapanmış oldu.</p>
<p><strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">Müzik</a></strong> dünyasının en yetenekli isimlerinden olan Michael Jackson, 25 Haziran 2009’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Doktorların belirttiğine göre, ünlü yıldızın kalp krizi geçirmesinin nedeni kullandığı ilaçlardan kaynaklanıyordu.</p>
<p>Michael’ın <strong>profesyonel müzik</strong> hayatına başlaması, sekiz yaşındayken, kardeşleriyle birlikte kurduğu Jackson 5 ile gerçekleşti. Grubun menajeri, baba Joseph Jackson’dı.</p>
<p>Off The Wall, sanatçıya <strong>müzik</strong> hayatının ilk Grammy Ödülü’nü kazandırdı. Buna ek olarak <strong>albüm</strong>, Bilboard ve Amerikan <strong>Müzik</strong> Ödülleri’nin de sahibi oldu. Bütün müzik eleştirmenleri tarafından albüm, coşkuyla karşılandı.</p>
<p>1982 yılında Michael Jackson, <strong>müzik dünyasını</strong> alt üst eden yeni bir albümle hayranlarının karşısına çıktı: Ve ‘Thriller’ müzik tarihindeki kült albümler kategorisine kısa süre içinde yerleşti. Albümle aynı ismi taşıyan parça, <a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">pop müzik</a> tarihinde kendisine simgesel bir yer edindi. John Landi2in yönettiği Thriller videosu, müzik dünyasında yeni dönemin başlamasına neden oldu. Video klipler dönemi!</p>
<p>Şöhret yolunda çokça trajik bir hayat süren Jackson, arkasında nesiller boyu unutulmayacak eserler bıraktı. Müzik dünyasının anlaşılması güç, utangaç çocuğuydu. Müziğe paha biçilmez değerler kattı. İlk defa onun sayesinde <strong>müzik</strong> endüstrisinde milyon dolarlık anlaşmalardan bahsedilir oldu. Jackson’un müzik tarihine kazandırdığı paraların tarihte eşi benzeri görülmedi. Jackson müziği yalnızca işitsel alanda değil, görsel alanda da geliştirdi. Kendisine has üslubu, mükemmel dansları, olağanüstü sahne performansları ve her biri sanat eseri olan şarkılarıyla, <strong>müzik</strong> dünyasının dönüm noktalarından biriydi.</p>
<p>Kabul etmek gerekir ki, Michael Jackson olmasaydı, müzikte bir takım şeyler çok daha farklı olacaktı. Kendisi gittiği yerden hisseder mi bilinmez, ancak onu burada sevgiyle ve saygıyla anıyoruz. Ve müzik adına yaptığı her şey için teşekkür ediyoruz.</p>
<p><a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum" target="_self">müzik dinle yorum köşesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/michael-jackson.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternetin Müzik Piyasasına Etkisi</title>
		<link>http://www.muzikdinle1.net/yorum/internetin-muzik-piyasasina-etkisi.html/</link>
		<comments>http://www.muzikdinle1.net/yorum/internetin-muzik-piyasasina-etkisi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Karahan Karaman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik dinlemek]]></category>
		<category><![CDATA[müzik ve internet]]></category>
		<category><![CDATA[müzik yorum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik yorum köşesi]]></category>
		<category><![CDATA[yorum köşesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muzikdinle1.net/yorum/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[Sanatçı emek harcayarak, dinleyicilerine en iyiyi sunabilmek için uğraşarak albüm çıkarır. Stüdyo masrafları, klip çekerse klip masrafları, menajer masrafları v.b bu liste böyle uzar gider. Bir ton masrafın altına girip albümünü çıkarır. Ve sanal alemin darbesinden habersiz heyecanla albümünün ne kadar sattığını takip eder.Ancak o büyük tehlike (sanatçı için) kendini gösterir.Henüz albüm müzik marketlerde bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı emek harcayarak, dinleyicilerine en iyiyi sunabilmek için uğraşarak <strong>albüm</strong> çıkarır. Stüdyo masrafları, klip çekerse klip masrafları, menajer masrafları v.b bu liste böyle uzar gider. Bir ton masrafın altına girip albümünü çıkarır. Ve sanal alemin darbesinden habersiz heyecanla albümünün ne kadar sattığını takip eder.Ancak o büyük tehlike (sanatçı için) kendini gösterir.Henüz albüm <strong>müzik</strong> marketlerde bile yerini almadan<span id="more-8"></span> internette <strong>mp3</strong> dağıtılmaya başlanmıştır bile.Ve <strong>albüm</strong> satışlarının geliri, masraflardan daha az olunca da, sanatçı <strong>albüm</strong> yapmayı bırakıp farklı kulvarlar bulur kendine.Nedir bu kulvarlar derseniz,şu an aklıma gelenler şunlar,<br />
 Dizi oyunculuğu<br />
 Reklam oyunculuğu<br />
 Film Oyunculuğu<br />
 Show programları sunuculuğu<br />
Bu liste böyle uzar gider. Ve <strong><a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self">müzik</a></strong> adına kalıcı eserler yapılmaz. Hiç merak ettiniz mi, neden eski şarkılar yıllar sonra bile aklımızda yer tuttuğu halde, içinde yaşadığımız yıldaki şarkılar bir sene sonra unutuluyor. İşte bunun sebebi bence bu.<br />
Şimdi bu yazıyı okuyan dinleyici kitlesi, orijinal albümleri alacak gücümüz mü var? Sorusunu sorar gibiler. Onlar da bir bakıma haklı. Orijinal albümler çok yüksek fiyatlardan satılıyor.Ve korsan müziğe yönelim artıyor.Korsan korsan diye yakınan sanatçılar yüksek fiyatlarla albüm satarlarsa, daha çok yakınırlar.<a href="http://www.muzikdinle1.net" target="_self"><strong>Müzik dinlemek</strong> </a>herkesin hakkı, ve albüm fiyatları belirlenirken, halkın gelir düzeyiyle orantılı olarak dikkate alınıp yapılsa, belki de korsana yönelim bu kadar çok olmayacak.Ve herkes hem eser sahibinin emeğinin hakkını vererek <strong>müzik</strong> dinleyecek, hem de ileriki yıllarda bile aklımızda yer tutan kalıcı <strong>müzik</strong> yapılacak ve o şarkıları dinleyeceğiz.</p>
<p><strong><a href="http://www.muzikdinle1.net/yorum" target="_self">muzik dinle yorum köşesi</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muzikdinle1.net/yorum/internetin-muzik-piyasasina-etkisi.html/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

